ترجمة "yok" إلى العربية
لا, ممنوع, لَا هي أهم ترجمات "yok" إلى العربية.
Bir otorite veya kanunn nedeniyle yapılmaması gereken. [..]
-
لا
nounNe yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.
لا يهم ما تفعله, يجب عليك أن تفعل أفضل ما لديك.
-
ممنوع
adjectiveBir otorite veya kanunn nedeniyle yapılmaması gereken.
Tamam, bu son içkiniz, bir daha size içki yok.
حسنا ، هذا شرابكم الأخير ، ثمّ أنتم جميعا ممنوعون.
-
لَا
Ne yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.
لا يهم ما تفعله, يجب عليك أن تفعل أفضل ما لديك.
-
یوق
(Eski Türk. yōk; yōḏ-mak [< *yō-ḏ-mak] “silmek”ten yō-k) 1. Bulunmayan, mevcut olmayan (şey). Karşıtı: VAR: Vatan yolunda ölecek kırk kişi yoktur sanırdım (Nâmık Kemal). Emindirler ki insanlar arasında sabretmesini, beklemesini onlar kadar bilen yoktur (Peyâmi Safâ). Işık yok gecemde, gündüzümde (Orhan V. Kanık). ♦ i. 2. Mevcut olmayan, bulunmayan şey, nesne veya kimse: Şehzâde sağa çalınır, sola çalınır; ne yapsın, yoktan yonga kopmaz ki... (Eflâtun C. Güney). 3. Mevcut olmama, bulunmama, fıkdan: “Yoktan anlamaz mısın?” 4. Yokluk, adem: Gerçi yoktan bunları var eyledi (Süleyman Çelebi). Cihânı var eden sensin / Yoğu izhâr eden sensin (Aziz Mahmud Hüdâyî). Zîra zuhur vücûdun ve varlığın şânıdır ve yoktan hiçbir şey çıkmaz (Ahmet A. Konuk). ♦ ünl. 5. Yasak, memnû: “Dışarı çıkmak yok.” “Buna dokunmak yok.” 6. Hayır: Yok yok, o dünyâda benden başka kimseyi sevmez (Nâmık Kemal). Yok Recep! Sen yalnız bize simit al, üst tarafını ben yaparım (Burhan Felek). ♦ bağl. 7. Birbirine zıt iki cümleden ikincisinin başına getirilir, eğer: “Sabah erkenden yola çıkmalısın, yok gitmeyeceğim dersen o başka.” 8. Birinin söylediği sözler nakledilirken bunlara inanılmadığını, bahâne kabul edildiğini anlatmak için tekrar edilerek kullanılır: “Yok geldim, yok geleceğim diye oyaladı durdu.”
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " yok " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
عبارات مشابهة لـ "yok" مع ترجمات إلى العربية
-
بلا تحكم
-
تَدْمِير · قَضَاء
-
لَا بَأْس · لَا تُوجَد مُشْكِلَة · لَا دَاعِي لِلْقَلَق · لَا مُشْكِلَة
-
شيء لا يدانى
-
ًدَمَّرَ
-
ليس لدي المال · لَيْسَ لَدَي اَلْمَال
-
لا أستطيع ذلك · لا مفر · لَا أَسْتَطِيع ذٰلِك · لَا مَفَرّ
-
ما الجديد