ترجمة "tilki" إلى العربية
ثعلب, ثَعْلَب, ثعلب ́ هي أهم ترجمات "tilki" إلى العربية.
-
ثعلب
noun masculineUzun uzun zaman önce, bir maymun, bir tilki ve bir tavşan birlikte mutlu şekilde yaşadılar.
في سالف العصر والأوان، في الهند، عاش قرد وثعلب وأرنب معًا في سعادة.
-
ثَعْلَب
masculineUzun uzun zaman önce, bir maymun, bir tilki ve bir tavşan birlikte mutlu şekilde yaşadılar.
في سالف العصر والأوان، في الهند، عاش قرد وثعلب وأرنب معًا في سعادة.
-
ثعلب ́
Uzun uzun zaman önce, bir maymun, bir tilki ve bir tavşan birlikte mutlu şekilde yaşadılar.
في سالف العصر والأوان، في الهند، عاش قرد وثعلب وأرنب معًا في سعادة.
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " tilki " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
-
ثعلب
nounUzun uzun zaman önce, bir maymun, bir tilki ve bir tavşan birlikte mutlu şekilde yaşadılar.
في سالف العصر والأوان، في الهند، عاش قرد وثعلب وأرنب معًا في سعادة.
-
دلكی
(Eski Türk. tilkü; kökü kesin olarak belli değildir) 1. Köpekgillerden, sivri burunlu, uzun ve çok tüylü kuyruğu ve postu kürk olarak kullanılan, kümeslere zarar veren, sansardan büyük, çok kurnaz, yabanî, memeli hayvan. Vulpes: Eşek attı yükünü yerlere kendin kuyuya / Tilki mîras yedi tâ ona rahmet okuya (Şinâsî’den). Sinsi sinsi bir ava doğru yaklaşan tilkinin adım atışlarını görmedinizse Sâlih Ağa’nın yürüyüşüne bakınız (Yâkup K. Karaosmanoğlu – Ö.T.S.). Bu sefer gocuklar, samur, tilki, kurt postundan kürkler, tulumlar geniş selâmlık sofralarında ortaya konur, gözlüklü ihtiyar kürk ustaları tığları ile onları düzeltir, eksiklerini tamamlarmış (Ahmet H. Tanpınar). 2. mec. Çok kurnaz, çok hîlekâr kimse. ѻ Tilki beden: Eskiden devlet erkânının giydiği, yakası tilki derisinden olan kısa ceket. Tilki dîvânı: 1. Sorgulanan kimseyi sıkı sorularla bunaltarak hesâba çeken kimse veya kimseler. 2. Bu tarzda yapılan sorgulama: Komiser: –Hiçbir şey sormayacağım. Yalnız sana bir tilki dîvânı vereceğim. Burada benim mıntakamda kabadaylık sökmez. Ayağını denk al (Refî C. Ulunay). Bu cuma sabahı bir tilki dîvânı daha vereyim (Refî C. Ulunay). Bir karakol yetkilisi civardaki hırsızbaşlarını çağırır ve tilki dîvânına çeker: “En kısa zamanda saati isterim” diye (Ergun Göze). Tilki masalı okumak: Bir kimseyi kandırmaya çalışmak. Tilki uykusu: Her an uyanılacakmış gibi uyunan hafif ve kuşkulu uyku, tavşan uykusu. Tilki uykusuna yatmak: Uyuyormuş gibi yapıp fırsat kollamak, tetikte olmak.
الصور ذات "tilki"
عبارات مشابهة لـ "tilki" مع ترجمات إلى العربية
-
ثعلب أحمر
-
كلب قصير الأذنين
-
ثعلب خفاشي الأذنين
-
ثعلب السافانا
-
ثعلب أحمر