ترجمة "tarak" إلى العربية
مُشْط, مشط, طرق هي أهم ترجمات "tarak" إلى العربية.
-
مُشْط
nounBeynin için kafatasın tarağın için cebin ve paran için cüzdanın var.
لديك جمجمة لدماغك ، غطاء بلاستيكي للمشط ومحظفة لنقودك.
-
مشط
noun masculineBeynin için kafatasın tarağın için cebin ve paran için cüzdanın var.
لديك جمجمة لدماغك ، غطاء بلاستيكي للمشط ومحظفة لنقودك.
-
طرق
Verb noun(Eski Türk. tarġak < tār-mak “dağıtmak, yaymak”) 1. Saç, sakal ve tüylü şeylerin kıllarını birbirinden ayırmaya ve karışıklığını gidermeye yarayan, kadınların süs olarak veya saçlarını tutturmak için de kullandıkları dişli âlet: “Kemik tarak.” “Fildişi tarak.” “Şimşir tarak.” 2. Dokuma tezgâhlarının tefesine yerleştirilen, dişleri arasından geçen çözgü ipliklerinin gerektiği gibi durmasını sağlayan ve atkı ipliklerini sıkıştırmaya yarayan, ince, uzun, dikdörtgen biçiminde bir çerçeve şeklindeki parça. 3. Toprağı düzeltmek, taşını ve yabanî otlarını ayıklamak için kullanılan ucu dişli, uzun saplı bahçıvan âleti. 4. Boyacıların ağaç ve mermer damarlarını taklit etmek için kullandıkları âlet. 5. Taşçıların taşları düzeltmelerine yarayan çelikten yapılmış dişli ve saplı âlet. 6. İplik yapmak için yünleri ditmeye yarayan âlet. 7. Halı dokuyanların her ilmik sırasını bağladıktan sonra bu parçaları sıkıştırmak için kullandıkları dişli demir âlet.
-
ترجمات أقل تواترا
- ممشط
- مِشْط
- مِمْشَط
- طراق
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " tarak " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
-
طاراق
(Eski Türk. tarġak < tār-mak “dağıtmak, yaymak”) 1. Saç, sakal ve tüylü şeylerin kıllarını birbirinden ayırmaya ve karışıklığını gidermeye yarayan, kadınların süs olarak veya saçlarını tutturmak için de kullandıkları dişli âlet: “Kemik tarak.” “Fildişi tarak.” “Şimşir tarak.” 2. Dokuma tezgâhlarının tefesine yerleştirilen, dişleri arasından geçen çözgü ipliklerinin gerektiği gibi durmasını sağlayan ve atkı ipliklerini sıkıştırmaya yarayan, ince, uzun, dikdörtgen biçiminde bir çerçeve şeklindeki parça. 3. Toprağı düzeltmek, taşını ve yabanî otlarını ayıklamak için kullanılan ucu dişli, uzun saplı bahçıvan âleti. 4. Boyacıların ağaç ve mermer damarlarını taklit etmek için kullandıkları âlet. 5. Taşçıların taşları düzeltmelerine yarayan çelikten yapılmış dişli ve saplı âlet. 6. İplik yapmak için yünleri ditmeye yarayan âlet. 7. Halı dokuyanların her ilmik sırasını bağladıktan sonra bu parçaları sıkıştırmak için kullandıkları dişli demir âlet. 8. İnsan ayağının, yan yana beş uzunca kemikten ibâret olan ve ön kısmına parmakların eklendiği orta bölümü. 9. Bâzı kuşların başındaki yelpâze şeklinde tepelik. 10. (Suda yaşayan hayvanlarda) Solungaç. 11. Sürüyerek balık avlamaya yarayan, genellikle çember şeklinde saplı balık ağı. 12. asker. Deniz altındaki mayınları tahrip etmeye yarayan düzenek. 13. İçine su toplanmış çukurların dibindeki çamur ve pisliği çekip çıkarmaya mahsus geniş, uzun saplı, kazma şeklinde âlet. 14. Kum, çakıl ve taş parçaları ile dolmuş liman içlerini veya yarı aşılmaz duruma gelmiş nehir ve dere ağızlarını temizlemeye elverişli düzeneği bulunan âlet veya makine [Tarak dubası da denir].
عبارات مشابهة لـ "tarak" مع ترجمات إلى العربية
-
ترتيب المشط
-
چوبان تاراغی