ترجمة "sebil" إلى العربية

سبيل هي ترجمة "sebil" إلى العربية.

sebil
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • سبيل

    noun

    (Ar. sebіl) 1. Yol, tarik: “Sebîl-i müstakim: Doğru yol.” “Ebnâ-yı sebil: “Yol çocukları” Yolcular.” “Tahliye-i sebil: “Yolunu boşaltma” Serbest bırakma, salıverme.” 2. Bilhassa kandil vb. mübârek günlerde hayır maksadıyle ücretsiz olarak dağıtılan içme suyu. 3. kısa. Sebilhâne: Mezarı, Zeyrek Câmii’ne varmadan mektebin altındaki sebîlin bitişiğinde küçük bir hazîrededir (Kâtip Çelebi’den Seç.). Kanalların izi yok, köprüler harâb olmuş / Sebiller kurumuş, çeşmeler serâb olmuş (Mehmet Âkif’ten). Kurumuş sebillerin hurde nakışlı parmaklıklarına dizili kitapları gözden geçirirdim (Rûşen E. Ünaydın). 4. mec. Bolluğundan dolayı herkese su gibi bedâva dağıtılan veya çok ucuza satılan şeyler için kullanılır [Halk ağzındaki şekli zebil’dir]: “Bu sene kayısı sebil.” Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil / Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil (Necip F. Kısakürek). ѻ Sebil etmek (eylemek): Karşılık beklemeden bol bol vermek, bol bol dağıtmak: Oldu o düstûr-ı celîl bu âb-ı cârîye delîl / Halka edip zemzem sebîl celb etti ol şâha duâ (Sünbülzâde Vehbî’den). Âh, o taş kalbine bir gün heyecan vermek için / Yedi köy halkı sebil etti bu yıl kanlarını (Fâruk N. Çamlıbel). Sık sık, “Yâ Rab, kanını senin yolunda sebil etmiş bu Türk milletinin ne günâhı var? Bu tecellîler nedir?” diye ilticâ ederdi (Ergun Göze). Sebil olmak: Çok bol olmak, bolluğu sebebiyle değersiz duruma gelmek: “Elmalar sebil oldu.”

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " sebil " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
أضف

ترجمات "sebil" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة