ترجمة "rezil" إلى العربية
رذيل, مِسْكِين, رذيل هي أهم ترجمات "rezil" إلى العربية.
-
رذيل
(Ar. reẕālet’ten reẕіl) Alçak, âdî, aşağılık, soysuz, hayâsız
-
مِسْكِين
Lütfen, kız kardeşinin o rezil striptizciye göz koymadığını söyle bana.
أرجوكى إخبرينى ان شقيقتك لا تتلاعب على هذا الراقص المسكين.
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " rezil " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
-
رذيل
(Ar. reẕālet’ten reẕіl) Alçak, âdî, aşağılık, soysuz, hayâsız: Çok geçmeyip ol reziller berbat oldular (Kâtip Çelebi’den Seç.). Bu Tahsin Bey pek öyle rezil, dolandırıcı bir şey değilse ve karısını besleyecek kadar para kazanabiliyorsa kendisine pekâlâ bir dâmat olabilirdi (Reşat N. Güntekin). ѻ Rezil (rüsvâ, kepâze) etmek: 1. Birini çok utanılacak duruma düşürmek, herkesin gözünde çok ayıplı hâle sokmak: İkimizi de rezil mi edeceksin? (Nâmık Kemal). Bu bir rezâlet ise ancak Dürdâne’yi rezil edecek bir rezâlet (Ahmed Midhat Efendi). Elin kızını rezil rüsvay edecen (Sait Fâik). 2. Berbat etmek, perîşan etmek: “Yemeği rezil ettin.” Peçenekli’ye kıyacaksınız, rezil edeceksiniz (Mustafa N. Sepetçioğlu). Aslında Dârüşşafaka Cemiyeti’nin M. E’i dâvâ etmesi gerekir... Sait Fâik’i bu derece rezil ettiği için (Rauf Tamer). Rezil (rüsvâ, kepâze) olmak: Herkesin gözünde çok utanılacak duruma düşmek: Rezil oldum, alacağın olsun Müjgân diyordum (Reşat N. Güntekin). Bırak ayol, rezil olacağız, çatal, bıçakla ye şu zıkkımı (Burhan Felek). ● Rezilce sıf. 1. Bayağıca, âdîce, alçakça: “Rezilce iftirâlarla ortalığı karıştırdı.” “Rezilce fikirler.” 2. zf. Rezil bir tarzda: “Rezilce gülümsüyor.”