ترجمة "nikah" إلى العربية
زفاف, نكاح هي أهم ترجمات "nikah" إلى العربية.
-
زفاف
NounManikürlü tırnakları olan bir insan eli, parmakta bir nikah yüzüğü vardı.
كانت يد رجل فيه بطلاء أظافر وقفازات زفاف
-
نكاح
noun(Ar. nikāḥ) 1. Bir kadınla bir erkeğin kānun nazarında karı koca sayılmalarını sağlayan işlem: Bir aya kadar da nikâh düğün... (Peyâmi Safâ). Ciddî sebepler olmazsa nikâh bozulamaz (Refik H. Karay). Âilenin rûhu nikâhtır (Ergun Göze). 2. kısa. Nikâh kıyılırken erkeğin kadına vermeyi taahhüt ettiği para, mehir: Kadın tekrar dâvâya kıyam ile, “Ben bundan nikâhımı, on senelik nafakamı isterim” der (Fâik Reşat). ѻ Nikâh dâiresi: Nikâh işleminin yapıldığı resmî dâire: O sabah Mümtaz telefonda İhsan’la konuşmuş, her şeyin yolunda olduğunu, pazartesi günü saat dörtte Fâtih nikâh dâiresinde bulunmalarını söylemişti (Ahmet H. Tanpınar). Nikâh düşmek: Evlenmelerine akrabâlık dereceleri bakımından kānun ve örf nazarında bir engel bulunmamak. Nikâh etmek: 1. Bir kimseyi resmen nikâhı altına almak, onunla evlenmek: Ben Dürdâne’yi nasıl nikâh edebilirim ki... (Ahmed Midhat Efendi). Beni bir gece için nikâh eder misiniz? (Refik H. Karay). 2. (Biriyle) Evlendirmek: “Kızı zorla birine nikâh etmişler.” Nikâh (Nikâhını) kıymak: Nikâh için gereken muâmeleyi yapmak, nikâhlanmak işini gerçekleştirmek: O gece nikâhını kıyarak gelin ettiler (Ziyâ Gökalp). Burada nikâhınızı kıyacağız; elinize evli olduğunuza dâir bir belge vereceğiz (Bekir Büyükarkın). Nikâh memuru: Yasalara uygun olarak nikâh işlemini gerçekleştiren memur. Nikâh olmak: Evlenmek. Nikâh şekeri: Nikâhlarda çeşitli ufak hediyelikler içinde misâfirlere dağıtılan iri bâdem şekeri vb.
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " nikah " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate