ترجمة "misafir2" إلى العربية

مسافر هي ترجمة "misafir2" إلى العربية.

misafir2
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • مسافر

    Misâfir ağırlamak: Misâfire gerekli ilgiyi göstermek, yedirip içirmek, ikramda bulunmak: Burada Japonlar’ın ahlâk ve âdetleri, yaşayışları, giyinişleri, geçim yolları, yiyecekleri, içecekleri, ziyâfetleri ve misâfir ağırlamaları hakkında bilgi verilmektedir (Kâtip Çelebi’den Seç.). Dört çocuğunu büyütüp yetiştirmiş, hepsini teker teker evlendirip yer yurt sâhibi etmiş, şimdi ömrünü misâfir ağırlamakla geçiriyordu (Ahmet H. Tanpınar). Misâfir basmak (bastırmak): Beklenmedik bir zamanda çokça misâfir gelmek. Misâfir etmek: Bir kimseyi geçici olarak alıkoyup ağırlamak: Bâzan bir alayı birden günlerce misâfir eden ve bir menzillik arâzisine paytonla gidip gelen eski beylerini, kısacası bütün hayâtını hatırlıyordu (Ahmet H. Tanpınar). Bizi misâfir edeceğin odayı da unutmamışsındır (Târık Buğra). Misâfir gibi oturmak: Ev halkından olduğu halde ev işlerine karışmayan, yabancı gibi duran veya bulunduğu yerden her an ayrılmaya hazır kimseler hakkında kullanılır. Misâfir konağı (evi): Köylerde misâfir ağırlamak için yapılmış yer, misâfirhâne. Misâfir odası (salonu): Misâfir kabulü için ayrılan, gelen misâfirlerin ağırlandığı oda veya salon: Misâfir odasına genç frenk bayıldı (Ömer Seyfeddin). Bir gün beni bir iş için mâbeyinden istemişlerdi. Gittim, misâfir odasına girdim (Fâik Reşat). Misâfir sanatçı: Sinema ve tiyatroda asıl oyuncu kadrosunda bulunmadığı halde geçici olarak rol alan sanatçı.

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " misafir2 " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
أضف

ترجمات "misafir2" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة