ترجمة "koltuk" إلى العربية

مقعد, كرسي, كُرْسِيّ هي أهم ترجمات "koltuk" إلى العربية.

koltuk noun قواعد
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • مقعد

    noun masculine

    Benim için bu koltuğu ayırır mısın?

    هل بإمكانك حجز هذا المقعد لي؟

  • كرسي

    noun masculine

    Bir testere alalım ve ortadan keselim ve iki koltuk yapalım.

    يمكننا ان نحضر منشارا ، ونقسمها الى كرسيين.

  • كُرْسِيّ

    Bir testere alalım ve ortadan keselim ve iki koltuk yapalım.

    يمكننا ان نحضر منشارا ، ونقسمها الى كرسيين.

  • ترجمات أقل تواترا

    • أَرِيكَة
    • قولتق
    • مَقْعَد
    • كُرْسِيّ ذُو ذِرَاعَيْن
  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " koltuk " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

Koltuk
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • قولتوق

    (Türkçe) (Kelime Sanat Kamusunda bu imlayla yazılmıştır. ) 1. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer: Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı. -H. E. Adıvar. 2. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye: Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı. -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni: Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı. -H. C. Yalçın. 4. Yapıcılıkta yan destek. 5. den. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. 6. mec. Koltuklama veya koltuklanma: O koltuktan hoşlanmaz. 7. mec. Kayırma, destek: Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez. 8. mec. Yüksek mevki, makam: Koltuk kavgası. 9. argo Genelev: Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur. -H. R. Gürpınar. 10. hlk. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. 11. esk. Kenar, tenha yer.

الصور ذات "koltuk"

عبارات مشابهة لـ "koltuk" مع ترجمات إلى العربية

أضف

ترجمات "koltuk" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة