ترجمة "kat" إلى العربية

دور, طابِق, دَوْر هي أهم ترجمات "kat" إلى العربية.

kat noun قواعد
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • دور

    verb noun

    Doktorun ofisi ikinci katta.

    عيادة الطبيب في الدور الثاني.

  • طابِق

    noun

    Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.

    توجد غرفة المعيشة في الطابق الأرضي من منزلي الجديد بينما غرفة النوم في الطابق الأول.

  • دَوْر

    Doktorun ofisi ikinci katta.

    عيادة الطبيب في الدور الثاني.

  • ترجمات أقل تواترا

    • طابق
    • قات
    • ارضية
    • طابَق
    • طَابِق
    • طَبَقَة
  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " kat " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

Kat
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • قات

    noun

    (Eski Türkçe’den beri kullanılır) 1. Bir binânın üst üste olan ve döşemelerle birbirinden ayrılan kısımlarından her biri: Aşağı katta yemek odasının önünden geçerken sert ve yüksek sesli bir münâkaşa duydum (Peyâmi Safâ). Doğru yukarı kata çıkıyoruz (Yusuf Z. Ortaç). Eski Konya Lisesi’nin üst katında küçük bir odada yatardım (Ahmet H. Tanpınar). 2. teşmil. Apartman dâiresi, bir apartmanın başlı başına ve ayrı ayrı kullanılmaya elverişli bağımsız bölümlerinden her biri: “Kat mülkiyeti.” “Kat sâhibi.” “Satılık katlar.” “İki odalı bir kat.” 3. (Sayı sıfatları ile) Tabakalar veya sıralar hâlinde bulunan şeylerin her bir tabaka veya sırası: “İki kat ekmek kadayıfı.” “Beş kat kâğıt.” “Bir kat yufka, bir kat peynir.” “Üç kat kale duvarı.” “İki kat boya.” Dizimdeki sargıyı çözüyorlar, her kat açıldıkça bacağım o kadar hafifliyor ki sargı tamâmıyle çözüldükten sonra dizim uçuverecek, yerinde bulunmayacak sanıyordum (Peyâmi Safâ). Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla / Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla (Yahyâ Kemal). 4. Bükülmüş veya kıvrılmış bir şeyin her büklümü, her kıvrımı: “Mendilin katı.” “İki kat iplik.” “Üç kat yün.” 5. (Giyecekler için) Takım: “İki kat çamaşır.” Bohçadan bir kat canfes elbise çıkardı (Ahmed Midhat Efendi). Hepsi de biribiri üstüne sekiz kat çamaşır ve elbise giymiş (Refik H. Karay). İhtimal bir kat da yeni esvâbım olacak (Orhan V. Kanık). 6. (Sayı sıfatları ile) Defa, kere, derece: “Bin kat daha güzel.” “On kat kuvvetli.” Son fedâkârlıklarla İngiliz donanması bir kat daha takviye olunacak (Cenap Şahâbeddin). Eyüp’ün mâverâsı gözlerime bir kat daha nurlu göründü (Yahyâ Kemal).

عبارات مشابهة لـ "kat" مع ترجمات إلى العربية

أضف

ترجمات "kat" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة