ترجمة "kal" إلى العربية

قال, قال هي أهم ترجمات "kal" إلى العربية.

kal
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • قال

    verb

    (Kökü bulunamamıştır) 1. Karışık durumdaki mâden ve maddeleri çeşitli özelliklerinden faydalanarak birbirinden ayırma işlemi: Nâr-ı gamla pûte-i aşk içre kal olduk deriz (Şeyhülislâm Yahyâ). 2. Kullanılamaz duruma gelmiş makinelerin parçalarını ayırma işlemi: “Uçak kal edilmek üzere hurdalığa çekildi.” ѻ Kal etmek (eylemek): Mâden külçelerini eriterek içindeki maddeleri ayırmak: Hem eder pûte-i mihnette ten-i zerdimi kal (Nâilî).

    Sana hoşça kal dememi istedi.

    قال لي أن أقول لك مع السلامه

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " kal " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

Kal
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • قال

    verb

    (Ar. ḳāl) Söz, lâf: Beyhûde etme gayr için kāl ü kıyl-i ham / Hâl-i ruh-i nigâra ne dersin sözün nedir (Fıtnat Hanım). İşte, siz de kālinizi benim hâlime uydurunuz da sâdece konuşalım (Ahmed Vefik Paşa). Adam gördüğünü kāle geçirirse kazandığı hâli kaybeder (Ömer Seyfeddin). Kelâbâzî tasavvufun biri kāl, diğeri hâl olmak üzere iki yönünün bulunduğunu çok iyi bilmekte ve eserinde birkaç kere, “Biz bu eserde tasavvufun anlatılabilen kısmını bahis konusu etmiş bulunuyoruz” demektedir (Süleyman Uludağ). ѻ Kāl ehli: tasavvuf. Söylediğini yapmayan, söyledikleri yalnız sözde kalan kimseler. Karşıtı: Hal ehli: Kāl ehlinin ahvâlini terk eyle Niyâzî (Niyâzî-i Mısrî). Kāl ü kıyl: Dedikodu, kıylükāl: Ben emîn olam diyen yâ eminlik isteyen / Geçsin bu kāl ü kıylden toprağa ursun yüzün (Yûnus Emre). Kāle almamak: Değer vermemek, hesâba bile katmamak, sözünü etmeye değer saymamak: Melek: –Peki, emredeyim. Emrim şudur ki benim yanıma geldikçe o Osman Bey nâmını kāle almayacaksın (Ahmed Midhat Efendi).

عبارات مشابهة لـ "kal" مع ترجمات إلى العربية

أضف

ترجمات "kal" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة