ترجمة "harman" إلى العربية

خرمان, خرمن هي أهم ترجمات "harman" إلى العربية.

harman
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • خرمان

    (Fars. ḫarmen – ḫirmen) 1. Tahılın saptan ayrılması için düven, makine veya hayvanla yapılan dövme işi. 2. Bakla, fasulye, nohut, susam gibi bakliyâtı ve yağlı bitkileri döverek tânelerini saplarından ayırma işi. 3. Bu işin yapılma, ekinlerin dövülme mevsimi, hasat zamânı: Emrâhî der geçti gülün harmanı / Gitti bahar geldi şitâ zamânı (Erzurumlu Emrah). 4. Dövülmek için hazırlanmış ekin yığını: “Yanmış harmandan öşür alınmaz.” 5. Birçok çeşitten birer parça alıp bir terkip yapma işi: “Çay harmanı.” “Tütün harmanı.” “Forma harmanı.” 6. Tuğla, kiremit vb. yapılan yer. ѻ Harman beygiri gibi dönmek: Deli deli dolaşıp durmak. Harman çevirmek: 1. Bir dâire çevirerek dönmek, dolaşmak. 2. mec. Ortaklığı kolaçan etmek. Harman çorman: Karmakarışık, altüst, karman çorman. Harman dövmek: Tânelerini ayırmak için ekini dövmek, üstünden düven geçirmek. Harman etmek: Birçok çeşitten birer parça alıp karıştırmak: El ele verip meziyetlerinizi harman etmek kābil olsaydı belki dünyâda yeni bir altın çağ gelişebilirdi (Safiye Erol). Harman kaldırmak: Harman işini bitirip mahsûlü taşımak. Harman olmak: argo. Tiryâkisi olduğu esrar vb. şeylerden bir müddetten beri uzakta kalmış olmak: Yanındaki jandarmaya: –Dur yâhu dedi, harmanım, beyağabeyden bir sigara alayım (Sait Fâik). Harman savurmak: Dövülen tahılı samanını ayırmak için kürekle rüzgâra karşı savurmak: Ben harman zamânı onun tarlalarını dolaşır, akşam vakti ırgatlarla berâber harman savururum (Sait Fâik).

  • خرمن

    (Fars. ḫarmen – ḫirmen) 1. Tahılın saptan ayrılması için düven, makine veya hayvanla yapılan dövme işi. 2. Bakla, fasulye, nohut, susam gibi bakliyâtı ve yağlı bitkileri döverek tânelerini saplarından ayırma işi. 3. Bu işin yapılma, ekinlerin dövülme mevsimi, hasat zamânı: Emrâhî der geçti gülün harmanı / Gitti bahar geldi şitâ zamânı (Erzurumlu Emrah). 4. Dövülmek için hazırlanmış ekin yığını: “Yanmış harmandan öşür alınmaz.” 5. Birçok çeşitten birer parça alıp bir terkip yapma işi: “Çay harmanı.” “Tütün harmanı.” “Forma harmanı.” 6. Tuğla, kiremit vb. yapılan yer.

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " harman " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
أضف

ترجمات "harman" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة