ترجمة "efsun" إلى العربية
آوسون, افسون, سِحْر هي أهم ترجمات "efsun" إلى العربية.
-
آوسون
Fars. efsūn > fusūn) 1. Büyü, sihir, tılsım, afsun, arpag, rukye: Veh veh diyerek Zâti-yi dîvâneye karşı / Efsûn okuyup üren (üfüren) anın kûyu segidir (Zâtî). Şöyle bîhûş u harâb eyledi efsâne-i gam / Aklımız başımıza gelmeye efsunlar ile (Bâkî’den). Burada, duâlar ve efsunlar vâsıtasıyle cinlere ve perilere hâkim olarak insanın onlara istediğini yaptırabileceğini anlatan bir bilginin mâhiyetinden bahsedilmektedir (Kâtip Çelebi’den Seç.). 2. mec. İnsanı hükmü altına alıp kendinden geçirecek kadar kuvvetli tesir, büyüleyici etki, câzibe: Bir ruh o derin bahçede bir def’a yaşarsa / Boynunda onun kolları, koynunda o varsa / Dalmışsa onun saçlarının râyihasıyle / Sevmekteki efsûnu duyar her nefesiyle (Yahyâ Kemal). Ve işte o andan îtibâren gecenin bütün füsûnu kayboldu (Ahmet H. Tanpınar).
-
افسون
(Fars. efsūn > fusūn) 1. Büyü, sihir, tılsım, afsun, arpag, rukye: Veh veh diyerek Zâti-yi dîvâneye karşı / Efsûn okuyup üren (üfüren) anın kûyu segidir (Zâtî). Şöyle bîhûş u harâb eyledi efsâne-i gam / Aklımız başımıza gelmeye efsunlar ile (Bâkî’den). Burada, duâlar ve efsunlar vâsıtasıyle cinlere ve perilere hâkim olarak insanın onlara istediğini yaptırabileceğini anlatan bir bilginin mâhiyetinden bahsedilmektedir (Kâtip Çelebi’den Seç.). 2. mec. İnsanı hükmü altına alıp kendinden geçirecek kadar kuvvetli tesir, büyüleyici etki, câzibe: Bir ruh o derin bahçede bir def’a yaşarsa / Boynunda onun kolları, koynunda o varsa / Dalmışsa onun saçlarının râyihasıyle / Sevmekteki efsûnu duyar her nefesiyle (Yahyâ Kemal). Ve işte o andan îtibâren gecenin bütün füsûnu kayboldu (Ahmet H. Tanpınar). [..]
-
سِحْر
Fundalık ve çalılıklarda gizlenen kırmızı kurbağa efsun doludur.
الضفدع الأحمر الذي يختبيء في الورد الجبلي والأشواك مليىء بالسحر
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " efsun " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate