ترجمة "beddua" إلى العربية

لعنة, لَعْنَة, بددعا هي أهم ترجمات "beddua" إلى العربية.

beddua Noun قواعد
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • لعنة

    noun feminine

    Elfçe'de, Entçe'de ya da İnsanların hiçbir dilinde bu hıyanete edilecek bir beddua yok.

    لا يوجد لعنات في الـ ( ألفيش ) والـ ( إنت ) وألسنة البشر

  • لَعْنَة

    Elfçe'de, Entçe'de ya da İnsanların hiçbir dilinde bu hıyanete edilecek bir beddua yok.

    لا يوجد لعنات في الـ ( ألفيش ) والـ ( إنت ) وألسنة البشر

  • بددعا

    (Fars. bed “kötü” ve Ar. du‘ā’ ile bed-du‘ā’) Bir kimseye kötülük dilemek için edilen duâ, ilenç, inkisar, intizar: Zîra enbiyâ ve onların vârisleri olan evliyâ ibâdullâha bedduâ etmezler; onların bedduâ şeklindeki kelâmları zımnında hayr-ı kesir vardır (Ahmet A. Konuk). Ve ağır ağır uzaklaşan ayak seslerine son basamakta bir bedduâ karıştı (Yusuf Z. Ortaç). ѻ Bedduâ (Birinin bedduâsını) almak: Kendisine bedduâ edilmiş olmak, bu yüzden işleri ters gitmek. Bedduâ etmek (eylemek): Bir kimsenin başına bir kötülük gelmesi için duâ etmek, inkisar etmek: Bedduâ eylemem sana sitemkâr / Gül gibi meskenin diken hâr olsun (Karacaoğlan). Ayağına basıldığı için öfkesini etrâfındakilere bedduâ etmekle çıkaran bir zenci karı (Hâlit Z. Uşaklıgil). (Birinin) Bedduâsına uğramak: Bir kimseye yaptığı haksızlık yüzünden başına aksilik ve uğursuzluk gelmek, felâkete uğramak.

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " beddua " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

BEDDUA
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • بد دعا

    (Fars. bed “kötü” ve Ar. du‘ā’ ile bed-du‘ā’) Bir kimseye kötülük dilemek için edilen duâ, ilenç, inkisar, intizar: Zîra enbiyâ ve onların vârisleri olan evliyâ ibâdullâha bedduâ etmezler; onların bedduâ şeklindeki kelâmları zımnında hayr-ı kesir vardır (Ahmet A. Konuk). Ve ağır ağır uzaklaşan ayak seslerine son basamakta bir bedduâ karıştı (Yusuf Z. Ortaç). ѻ Bedduâ (Birinin bedduâsını) almak: Kendisine bedduâ edilmiş olmak, bu yüzden işleri ters gitmek. Bedduâ etmek (eylemek): Bir kimsenin başına bir kötülük gelmesi için duâ etmek, inkisar etmek: Bedduâ eylemem sana sitemkâr / Gül gibi meskenin diken hâr olsun (Karacaoğlan). Ayağına basıldığı için öfkesini etrâfındakilere bedduâ etmekle çıkaran bir zenci karı (Hâlit Z. Uşaklıgil). (Birinin) Bedduâsına uğramak: Bir kimseye yaptığı haksızlık yüzünden başına aksilik ve uğursuzluk gelmek, felâkete uğramak.

أضف

ترجمات "beddua" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة