ترجمة "azad" إلى العربية

آزاد هي ترجمة "azad" إلى العربية.

azad
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • آزاد

    (Fars. āzād) 1. Serbest bırakma, serbestlik: “Âzat kabul etmez kölenizim.” 2. Eskiden okullarda öğrencileri tâtile çıkmaları için salıverme, paydos: İlmi tazyîk ile tâlim o da bir istibdâd / Haydi öyleyse çocuklar ebediyyen âzâd (Mehmet Âkif). 3. sıf. halk ağzı. Serbest bırakılmış, kurtulmuş, hür. ѻ Azat buzat, beni cennet kapısında gözet: Yakalanan kuşları serbest bırakıp uçururken çocukların söylediği tekerleme: Eskiden çocuklar ökse ile kuş tutarlar, kafeslere koyup câmi avlularına getirirler, birçok kimseler de o çocuklara kuş başına beş on para vererek onları serbest bırakırlardı. Hatta azat buzat, beni cennet kapısından gözet derler idi (Çetin Derin). Âzat etmek (eylemek): 1. (Esir, köle veya câriyeye) Hürriyetini geri vermek, i’tak etmek: Ben ol ahdi yerine getirdim, şimden sonra mal kanda ise verip nefsini kurtar, güzel şah seni âzad eylesin diye yâve söyledi (Kâtip Çelebi’den Seç.) 2. Serbest bırakmak, salıvermek: Ev güvercinleri gibi seni gene bir boy âzat ederim (Sâmiha Ayverdi). 3. eski. Okullarda çocukları tâtil için serbest bırakmak. 4. Kurtarmak, berî kılmak, dûçar etmemek: Hak Taâlâ hazretleri bunları oddan âzâd eyledi (Eşrefoğlu Rûmî). Zülfünün zencîrine bend eyledin şâhım beni / Kulluğundan etmesin âzâd Allâh’ım beni (Fâtih Sultan Mehmed – Ö.T.S.). Âzat olmak: Serbest kalmak, kurtulmak, hür ve kayıtsız olmak: Öyle namâzın kılasın her ne dilersen bulasın / Tamudan âzâd olasın kullar âzâd olsa gerek (Yûnus Emre – Ö.T.S.). [..]

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " azad " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
أضف

ترجمات "azad" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة