ترجمة "Nida" إلى العربية
ندا, نداء, حَرْف نِدَاء هي أهم ترجمات "Nida" إلى العربية.
-
ندا
verb(Ar. nidā’) 1. Seslenme, çağırma, bağırma: Bir nidâ-yı hâtifî zanneylesinler şi’rimi (Muallim Nâci). Peygamber muhâcirinle Medine’ye girerken çocuklar sokaklarda, “Resûlullah geldi” nidâsıyle çığrışıyorlarmış (Yahyâ Kemal). 2. dilb. Ünlem: Serhat kalelerinin, palangaların gözleri pek, cesur ve serdengeçti akıncıları Macaristan’ı, Nemse’yi aşıp Bavyera içlerinden Leipzig’e kadar bir nidâ işâreti gibi uzayan akınlarında... (Sâmiha Ayverdi). ѻ Nidâ etmek: Seslenmek: Birer birer dellâllar nidâ etti (Kâtip Çelebi’den Seç.). Babam beni kucağına alıp ezan okuduktan sonra üç kere kulağıma “Mustafa! Mustafa! Mustafa!” diye nidâ etmiş (Fâik Reşat).
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " Nida " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
Bir duygu ifade etmek için kullanılan bir kelime.
-
نداء
noun(Ar. nidā’) 1. Seslenme, çağırma, bağırma: Bir nidâ-yı hâtifî zanneylesinler şi’rimi (Muallim Nâci). Peygamber muhâcirinle Medine’ye girerken çocuklar sokaklarda, “Resûlullah geldi” nidâsıyle çığrışıyorlarmış (Yahyâ Kemal). 2. dilb. Ünlem: Serhat kalelerinin, palangaların gözleri pek, cesur ve serdengeçti akıncıları Macaristan’ı, Nemse’yi aşıp Bavyera içlerinden Leipzig’e kadar bir nidâ işâreti gibi uzayan akınlarında... (Sâmiha Ayverdi). ѻ Nidâ etmek: Seslenmek: Birer birer dellâllar nidâ etti (Kâtip Çelebi’den Seç.). Babam beni kucağına alıp ezan okuduktan sonra üç kere kulağıma “Mustafa! Mustafa! Mustafa!” diye nidâ etmiş (Fâik Reşat).
Bu yüzden, ‘Mesihte kıyam edecek ölülerin’ gökte diriltilmesi için Tanrı’nın borusu çaldığında, İsa bu kez “yüksek nida ile, baş meleğin sedası ile” emir verdi.
لذلك عندما اطلق بوق الله الدعوة الى «الاموات الذين في اتحاد بالمسيح» ان يُقاموا الى السماء، اصدر يسوع ‹نداء آمرا› هذه المرة «بصوت رئيس ملائكة».
-
حَرْف نِدَاء