ترجمة "Miskin" إلى العربية
مسكین, مسكين هي أهم ترجمات "Miskin" إلى العربية.
-
مسكین
(Ar. sukūn – sukūnet “hareketsiz durmak; çok fakir, düşkün olmak”tan miskіn) [Kelime Farsça’ya ve Hintçe’ye, ayrıca Avrupa dillerine de geçmiştir] 1. Aşırı derecede tembel, uyuşuk, mıymıntı (kimse): Neredesin miskin karı? Bir saattir çağırıyorum, duymuyor musun? (Kerîme Nâdir). Forsaları kırbaçladı Vardiyan Hasan / Kımıldamaz bu miskinler dayak atmasan (Enis B. Koryürek). 2. Âciz, zavallı (kimse): Gerçi kim cihanda şâh idi / İlle miskinler ile hemrâh idi (Süleyman Çelebi). En miskin köylü ile benim aramda hiç fark bulamıyor (Nâmık Kemal). Sen kurumuş, bitmiş, miskin bir ruhsun (Yâkup K. Karaosmanoğlu). 3. Tepki gösterilecek yerlerde tepkisiz kalan, mücâdele ve teşebbüs yeteneği olmayan, pısırık (kimse). 4. Dînen zekât verilecek derecede yoksul, muhtaç (kimse): Resûlullah, “Bir iki lokma veya hurma dilenmek için kapı kapı dolaşana miskin denmez” buyurdu. “O halde miskin kimdir yâ Resûlullah?” sorusuna şu cevâbı verdi: “Zarûrî ihtiyâcını sağlayamayan, hayâsından kimseden bir şey istemeyen ve ne halde bulunduğu sezinlenemediği için sadaka dahi verilemeyen kimsedir.” Üstat Kuşeyrî der ki: “Hayâ ettiği için kimseden bir şey isteyemeyen” demek, “Hak Taalâ’dan utandığı için halktan bir şey isteyemeyen” demektir. Yoksa halktan utandığı için demek değildir (Kuşeyrî Risâlesi Terc.). 5. tasavvuf. Allah karşısında aczini, yokluğunu bilen gönül eri, gerçek zenginin Allah olduğunu ve kendisinin O’na karşı mutlak ihtiyaç içinde bulunduğunu bilen derviş kul, fakir: Miskin Yûnus gözü tuş oldu sana / Kapında bir kuldur senden içerü (Yûnus Emre). Miskin Yûnus var yârına koma bu günü yarına / Yarın Hakk’ın dîdârına varır Allah deyü deyü (Yûnus Emre – Ö.T.S.). 6. Cüzam hastalığına tutulmuş kimse.
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " Miskin " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
-
مسكين
adjective