ترجمة "Mahsus" إلى العربية
محسوس, مخصوص هي أهم ترجمات "Mahsus" إلى العربية.
-
محسوس
(Ar. ḥiss “duyularla kavramak”tan maḥsūs) Varlığı beş duyu ile anlaşılan, duyulan, hissedilen: Halbuki Meryem için mahsus duygularının zebûnu olan cemiyet iğrenç ve kördü (Sâmiha Ayverdi). ѻ Mahsus olmak: Duyulmak, hissedilmek: Bütün acılığı, bütün ümitsizliği ile mahsus oluyor (Hüseyin C. Yalçın). Hıristiyan mezarlığının ağır sükûtunda mahsus olan âdeta husûmettir (Ahmet Hâşim).
-
مخصوص
Adjective(Ar. ḫuṣūṣ “has, husûsî, özel olmak”tan maḫṣūṣ) 1. Yalnız bir kimse, bir nesne veya bir yere âit olan, başkasında bulunmayan, husûsîleşmiş, has, özgü: İstanbul’un yaza mahsus güzelliğine büyük zarar veriyor (Ahmet Hâşim). Sonra bu eserlerin kendilerine mahsus bir devirleri var (Ahmet H. Tanpınar). Milletine mahsus nâzik bir çekingenlikle gözlerini yüzünden ayırdı (Safiye Erol). 2. Birisi için ayrılmış, birine tahsis edilmiş: “Kadınlara mahsus hamam.” “Çocuklara mahsus bahçe.” Beyrut’ta, ikinci derecedeki lokanta masalarında böyle su içmeye alışmışlara mahsus testilere rast gelirsiniz (Refik H. Karay). 3. eski. Ayrı, başlı başına, müstakil [Eskimiştir]: Bu hastalık için mahsus tabip vardır (Şemseddin Sâmi). Musluk taşının altındaki kapağı açınız, orada mahsus silgi taşı var (Hüseyin R. Gürpınar). ♦ zf. 4. Ayrıca, husûsî olarak, bilhassa: Öteki gece beni almak için mahsus geleceğini bildirerek vedâ etti (Ahmed Midhat Efendi). 5. İsteyerek, bilerek, kastî olarak, kasten, özellikle: Yalnız zengin görünmemek için geçimlerini mahsus böyle dar tutuyorlar (Ahmed Midhat Efendi). Mervliler’in gönlü kalmasın diye üç düğünü mahsus bir araya getirip Merv’de yapmış (Mustafa N. Sepetçioğlu). 6. Şaka olsun diye, şakadan, yalandan: Nâzan’ın Çamlıca’da olmadığını mahsus söylemişti (Reşat N. Güntekin)
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " Mahsus " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate