ترجمة "Hata" إلى العربية
خطأ, خطاء, خطأ هي أهم ترجمات "Hata" إلى العربية.
-
خطأ
verb nounانحراف عن ما هو صواب
Hata ne zaman meydana geldi?
في أي ظروف ظهر الخطأ؟
-
خطاء
noun(Ar. ḫaṭā’) 1. Aslına uygun olmayan, doğru olmayan şey; yanlış, yanlışlık. Karşıtı: SAVAB: “Hesap hatâsı.” “Yekûn hatâsı.” “Bir satırda üç hatâ var.” 2. Makbul olmayan iş, kusurlu davranış, kabahat: “Büyükler konuşurken çocukların lâfa karışması hatâdır.” Gevherî der işler hatâ / Katırlar baskındır ata (Gevherî). Kadın kıyâfetinin (...) bu açık saçıklığı ile iffet arasında bir münâsebet aramak hatâdır (Ahmet Hâşim). 3. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan kusur, bir kasıt olmadan yapılan yanlışlık, yanılma: “Hatâ önemli değil, hatâda ısrar suçtur.” Masûn etsin hatâlardan hemîşe Hazret-i Mennan (Fıtnat Hanım). Bilirim ne yapsam hatâ / Yanlış attığım her adım (Câhit S. Tarancı). ѻ Hatâ bizden, atâ sizden: “Biz dâima hatâ işleyebiliriz, siz de dâima affedersiniz” anlamında bir alçak gönüllülük ve af dileme sözü. Hatâ etmek: Yanlış hareket etmek: Hatâ ettiğimi biliyorum doktor dedim (Reşat N. Güntekin). Böyle mânâsız bir şüphede bulunmakla hatâ ediyorsun (Kerîme Nâdir). Hatâ işlemek: Yanlış hareket etmek: Âdile Hanım da herkes kadar hatâ işler (Ahmet H. Tanpınar). Hatâ savab: Yanlış doğru: “Hatâsı savâbı size âit.” Hatâ-savab cetveli: Bir kitabın sonuna eklenen, o kitaptaki baskı yanlışlarıyle bunların doğru şekillerini gösteren cetvel, yanlış-doğru cetveli. Hatâya düşmek: Yanılmak: Eski Türkçe kelimelerin de çok mühim bir kısmının öz Türkçe olmadığına ve dilcilerimizin bu mevzûda büyük hatâya düştüklerine dikkat etmek zorunda kaldım (Nihad S. Banarlı).
CIA'in Qasim hakkında tuttuğu dosyaları inceledim. Hata yaptıklarını düşünüyorum.
لقد مررت على ملف قاسم في المخابرات المركزيه وأعتقد بأنهم أرتكبوا خطاءً
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " Hata " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
-
خطأ
noun feminine masculineSanırım işi reddederek büyük bir hata yapıyor.
أظنّ أنّه يرتكب خطأ كبيرا في رفضه لهذا المنصب.
-
غلطة
noun feminineTestte kötü bir hata yaptım.
عملت غلطة كبيرة بالفحص
-
فشل
adjective verb nounBenim sayısız hataları son bir kez alay etmek?
ان تسخر من محاولات فشلي الكثيرة لمرة أخيرة ؟ أبي.
-
ترجمات أقل تواترا
- خطيئة
- غلط
- زمب
- سقط
- خَطَأ
- غَلْطَة
-
خطا
Verb(Ar. ḫaṭā’) 1. Aslına uygun olmayan, doğru olmayan şey; yanlış, yanlışlık. Karşıtı: SAVAB: “Hesap hatâsı.” “Yekûn hatâsı.” “Bir satırda üç hatâ var.” 2. Makbul olmayan iş, kusurlu davranış, kabahat: “Büyükler konuşurken çocukların lâfa karışması hatâdır.” Gevherî der işler hatâ / Katırlar baskındır ata (Gevherî). Kadın kıyâfetinin (...) bu açık saçıklığı ile iffet arasında bir münâsebet aramak hatâdır (Ahmet Hâşim). 3. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan kusur, bir kasıt olmadan yapılan yanlışlık, yanılma: “Hatâ önemli değil, hatâda ısrar suçtur.” Masûn etsin hatâlardan hemîşe Hazret-i Mennan (Fıtnat Hanım). Bilirim ne yapsam hatâ / Yanlış attığım her adım (Câhit S. Tarancı). ѻ Hatâ bizden, atâ sizden: “Biz dâima hatâ işleyebiliriz, siz de dâima affedersiniz” anlamında bir alçak gönüllülük ve af dileme sözü. Hatâ etmek: Yanlış hareket etmek: Hatâ ettiğimi biliyorum doktor dedim (Reşat N. Güntekin). Böyle mânâsız bir şüphede bulunmakla hatâ ediyorsun (Kerîme Nâdir). Hatâ işlemek: Yanlış hareket etmek: Âdile Hanım da herkes kadar hatâ işler (Ahmet H. Tanpınar). Hatâ savab: Yanlış doğru: “Hatâsı savâbı size âit.” Hatâ-savab cetveli: Bir kitabın sonuna eklenen, o kitaptaki baskı yanlışlarıyle bunların doğru şekillerini gösteren cetvel, yanlış-doğru cetveli. Hatâya düşmek: Yanılmak: Eski Türkçe kelimelerin de çok mühim bir kısmının öz Türkçe olmadığına ve dilcilerimizin bu mevzûda büyük hatâya düştüklerine dikkat etmek zorunda kaldım (Nihad S. Banarlı).
Hata ne zaman meydana geldi?
في أي ظروف ظهر الخطأ؟
عبارات مشابهة لـ "Hata" مع ترجمات إلى العربية
-
خطأ في الإصدار
-
مخصصات الخطأ
-
تصحيح الأخطاء
-
تحليل نمط وآثار الإخفاق
-
تصحيح في نفس الوقت
-
خطأ معياري
-
إِمْلَائِيَّا
-
خطأ الصفحة