ترجمة "Dua" إلى العربية

صلاة, صلاة, دعاء هي أهم ترجمات "Dua" إلى العربية.

Dua
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • صلاة

    noun

    حلقة التواصل بين الإنسان وربه في العديد من الأديان.

    Dua ya da İncil okuyarak değil kan ve ateş yoluyla.

    ليس بالصلاة أو دراسة الأنجيل لكن بالدمّ والنار.

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " Dua " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

dua noun قواعد
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • صلاة

    noun feminine

    Az sonra edeceğiniz yeminler düşünmeden ve dua etmeden edilmez.

    إن النذور التي أنتم على وشك القيام بها لن تقبل من دون صلاة صادقة

  • دعاء

    noun

    El ele verip şikayet etmemen için dua ediyorlardır.

    إنهم يشتابكون الأيدي للدعاء لكي تتوقفي عن الشكوى!

  • ابتهال

    Noun

    Yaygın kuş gribi — erken teşhis, erken tedavi. Bu bir dua etme şekli.

    وباء أنفلونزا الطيور — الكشف المبكر، الإستجابة المبكرة. إنها إبتهال.

  • صَلَاة

    Az sonra edeceğiniz yeminler düşünmeden ve dua etmeden edilmez.

    إن النذور التي أنتم على وشك القيام بها لن تقبل من دون صلاة صادقة

DUA
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • دعا

    verb

    (Ar. du‘ā’) 1. Güçsüzlük ve ihtiyâcını ortaya koyarak Allah’a yalvarma, bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme, yakarış, niyaz: Bu şiirler yazıldığı devirle berâber düşünülürse batmakta olan bir gemiden yükselen son duâ gibidir (Ahmet H. Tanpınar). 2. Bu maksatla hazırlanmış ibâre: “Yemek duâsı.” “Duâ kitabı.” Dudağında bir türkü kadar neşeli duâlarla taşlıkta dolaşıyor (Yusuf Z. Ortaç). ѻ Duâ etmek: Allah’a yalvarmak: Duâ eder gibi titrer lebi günahkârın (Hüseyin Sîret). Diğer müminler câmilerde bizim gibi gāzilerin nusreti için duâ etmekteler (Ömer Seyfeddin). Müslüman boksörün dünya şampiyonluğu için duâ ettik (Ergun Göze). Duâ meydanı: Eskiden çarşılarda sabahları dükkânlarını açıp işe başlamadan önce esnafın toplanarak duâ ettiği meydan: Hatta Çarşı-yı Kebir’de bir de duâ meydanı vardır (Mec. Um. Bel.). Duâsını almak: 1. Bir husus için Allah katında makbul bir büyükten hayır temennîsi almak: Duâlarımızı alarak güle güle çıkıp gitmişti (Bediî Fâik). 2. Yaptığı işle birinin hoşnutluğunu kazanmak: “Ana baba duâsı alanın sırtı yere gelmez.”

عبارات مشابهة لـ "Dua" مع ترجمات إلى العربية

أضف

ترجمات "Dua" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة