ترجمة "Derece" إلى العربية
درجة, درجة, درجه هي أهم ترجمات "Derece" إلى العربية.
-
درجة
nounSu sıfır derecede donar, değil mi?
يتجمد الماء عند صفر درجة مئوية، أليس كذلك؟
-
عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا
ترجمة تلقائية لـ " Derece " إلى العربية
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
الترجمات مع الهجاء البديل
-
درجة
noun feminineSu sıfır derecede donar, değil mi?
يتجمد الماء عند صفر درجة مئوية، أليس كذلك؟
-
درجه
(Ar. derece) 1. (Maddî veya mânevî bir kıymet ölçüsüne göre sıralanan şeylerde) Bulunulan yer, kademe, seviye, mertebe, mevki veya safha: “Üçüncü derecede verem.” “Baremin dördüncü derecesi.” Acem Ali’nin de bu dereceyi bulması için daha pek çok belâlar geçirmesi bu yolun hükmü îcaplarındandır (Ahmed Midhat Efendi). Beyrut’ta, ikinci derecedeki lokanta masalarında böyle su içmeye alışmışlara mahsus testilere rastgelirsiniz (Refik H. Karay). Servet-i Fünun ve II. Meşrûtiyet devrine mensup ikinci derecedeki şâirlerden bâzılarının eserlerini ilâve ettim (Mehmet Kaplan). 2. Ölçü, miktar, kerte, radde: “Hastalık derecesinde hasis.” Ne derece hizmetin / Varsa odur himmetin (Ziyâ Gökalp – Ö.T.S.). Çalıştığım derecede eğleniyordum (Reşat N. Güntekin). Beni görünce elindeki erzak torbasını merâkının derecesini hissettiren bir şiddetle yere bırakarak yüzüme baktı (Peyâmi Safâ). 3. (Bu ve o sıfatları ile) Kadar, denli: Ben seni görmeyeli ne kadar az zamanda bu derece gelişmişsin (Refik H. Karay). Ve o derece basit âletlerin yardımıyle çalışırdı ki... (Sâmiha Ayverdi). 4. Civa, alkol gibi maddelerin ısı etkisiyle hacimlerinin artması esâsına dayanılarak yapılan ve bir cismin veya vücûdun sıcaklık bakımından hangi seviyede bulunduğunu gösteren âlet, termometre: “Fahrenhayt derecesi.” “Santigrat derecesi.” Sol tarafımda amfiteatrda yapılmış bir ameliyat resmi, yanımda bir derece, arkamda bir takvim (Peyâmi Safâ). 5. Termometre, barometre vb. ölçü âletlerinin üzerlerinde işâret edilmiş olan bölümlerden her biri ve bu bölümün gösterdiği miktar: “Hava üç derece ısındı.” “Asit ölçerin dereceleri silinmiş” 6. mat. Bir çemberin 360’ta biri ölçüsündeki açı birimi [Sayının üzerine konan (°) işâretiyle gösterilir]: “45 derecelik açı.” “Bu açı 90°’dir.” 7. eski. Basamak. Derece-i mirkat: Merdiven basamağı [Eskiden yukarıya doğru çıkan şeyler hakkında derece, aşağıya inen şeyler için ise dereke kullanılırdı].
Su sıfır derecede donar, değil mi?
يتجمد الماء عند صفر درجة مئوية، أليس كذلك؟
-
تِرْمُومِتْر
Tepesinde metal halka olan dereceye benziyor.
يبدو مثل الترمومتر بقمة معدنية
-
دَرَجَة
Su sıfır derecede donar, değil mi?
يتجمد الماء عند صفر درجة مئوية، أليس كذلك؟
عبارات مشابهة لـ "Derece" مع ترجمات إلى العربية
-
استدارة 270
-
استدارة 90
-
ترتيب الصلة · ترتيب النتائج حسب الصلة
-
استدارة 180 درجة
-
دالة تكعيبية
-
معادلة تربيعية
-
تمام
-
درجات حرية · درجة حرية