ترجمة "At" إلى العربية

حصان, فرس, حصان هي أهم ترجمات "At" إلى العربية.

At
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • حصان

    noun

    hayvan

    At durdu ve hareket etmeyi reddetti.

    توقف الحصان و رفض أن يتحرك.

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " At " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

at noun verb قواعد

İnsan taşımak, yük taşımak veya yük çekmek için kullanılan Equus caballus türünden dört bacaklı büyük hayvan.

+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • فرس

    noun masculine

    Ekselanslarının kraliyet ahırları dünyanın en saf at ırklarını barındırır.

    سعادة سيدي إسطبلات ملكية حاقظ على الفرس الأنقى دما في العالمِ.

  • حصان

    noun masculine

    İnsan taşımak, yük taşımak veya yük çekmek için kullanılan Equus caballus türünden dört bacaklı büyük hayvan.

    Bu adamın bir atı vardır.

    هذا الرجل لديه حصان.

  • خيل

    noun masculine

    Hatoyama at yarışında kumar oynayarak ailesini desteklediğini söylüyor.

    ذكر هاتوياما أنه يعيل عائلته بالمراهنة على سباق الخيل.

  • ترجمات أقل تواترا

    • فَرَس
    • جواد
    • حصان فرس
    • حِصَان
    • خِيل
    • عَوْد
AT abbreviation
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • ات

    Suffix

    (Eski Türkçe’den beri kullanılır) [Kelime komşu dillere de geçmiştir] 1. Binme, yük çekme ve taşıma hizmetlerinde kullanılan, Orta Asya menşeli, tek tırnaklı, memeli hayvan: Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı / Bir dakîka araba yerinde durakladı (Fâruk N. Çamlıbel). 2. Satranç oyununda, bulunduğu hâneden sonra düz olarak iki hâne ve yana doğru bir hâne giderek “L” harfi biçiminde hareket eden taşın adı. ѻ At Ali’nin, nam Veli’nin: Bir iş yapana değil bir başkasına mal edildiği zaman söylenir. At (Atlar) anası: İri yarı, kaba saba, erkek gibi kadın. At arabası: Bir veya daha çok atla çekilen tekerlekli, yaysız yük arabası. At binenin kılıç kuşananın: Başarının, sâhip olduklarını gereği gibi kullanan kişilere özgü olduğunu anlatmak için kullanılır. At beslenirken, kız istenirken: Her şeyin zamânında yapılması gerektiğini anlatmak için kullanılır. At boynuna düşmek: Atla giderken önündeki herhangi bir şeyden korunmak için atın boynuna yatmak, kapanmak. At bulunur, meydan bulunmaz (meydan bulunur, at bulunmaz) – At olur, meydan olmaz – At var, meydan yok: “Bir işi yapacak kuvvet ve vâsıta var, fakat yapılması için gereken imkân yok” anlamında kullanılır. At çalındıktan sonra ahır kapısını kapamak: İş işten geçtikten, olan olduktan sonra tedbir almaya kalkmak. At çatlatmak: Atı çatlatıp öldürecek kadar hızlı ve devamlı koşturmak, rüzgâr gibi sürmek. At dîvânı: Osmanlılar’da sefer sırasında savaş alanında at üzerinde kurulan meclis: At dîvânı yapar gibi bir ayağı yerde, bir ayağı üzengide (Ömer Seyfeddin). At doldurmak: Atı son hızla sürmek. At gibi: İri yarı, kaba, iri cüsseli: “Karşıdan at gibi bir kadın geliyor.”

الصور ذات "At"

عبارات مشابهة لـ "At" مع ترجمات إلى العربية

أضف

ترجمات "At" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة