ترجمة "Asmak" إلى العربية

اصمق, اسماق هي أهم ترجمات "Asmak" إلى العربية.

Asmak
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • اصمق

    (Eski Türkçe’den beri kullanılır) (-i / -e) 1. Bir şeyi yüksek bir yere iliştirip sarkıtmak, tâlik etmek: “Çamaşırları hangi ipe asayım?” Koyunları getirmiş, salhânede yüzmüş, dükkândaki çengellere asmıştı (Ömer Seyfeddin). 2. (Resim, yazı, afiş vb. şeyleri kolaylıkla görülmesi için) Dik olarak takmak veya yapıştırmak sûretiyle bir yere tespit etmek: “Resim asmak.” “Afiş asmak.” “Not listesini asmak.” Resmini Hiristos’un yanına asmış (Reşat N. Güntekin). Ahmet oğlum, bu kahveye bir levha asacağım (Burhan Felek). ♦ (-i) 3. Bir kimseyi boğazına ip geçirip ayaklarını yerden keserek sallandırmak sûretiyle öldürmek, îdam etmek: Köyümü sorarsa köyüm Subaşı / Gözümden akıttım kan ile yaşı / Asma dedim astı cellâtlar başı (Türkü). Kız da der ki bu sözüne küserim / Zülfüm teli ile seni asarım (Karacaoğlan). Beni öldürün, asın (Fâruk N. Çamlıbel). 4. argo. Önemli bir mâzereti olmadığı halde yapması gereken bir şeyi yapmamak, gitmesi gereken yere gitmemek: “Mektebi asmak.” “Dersi asmak.” “Borcunu asmak.” Ne o, niyetin bozuk gāliba, fabrikayı asacağa benziyorsun? (Mahmut Yesâri). ѻ Asıp kesmek: Etrâfındakilere çok sert davranmak, zorbaca hareket etmek. Astığı astık, kestiği kestik: Kimseye hesap vermeden zorbaca hareket eden, her istediğini yapan zâlim, sert ve müstebit kimseler için kullanılır. ► Asmak fiiliyle deyimler: Balta (Baltayı) asmak / Kulak asmamak / Sındırgıyı sıyırıp kara ağaca kandil asmak / Surat (Suratını, Yüzünü) asmak / Ununu eleyip eleğini (duvara) astı (asmış) / Yenice eleğim, seni nerelere asayım?

  • عرض الترجمات التي تم إنشاؤها خوارزميًا

ترجمة تلقائية لـ " Asmak " إلى العربية

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

الترجمات مع الهجاء البديل

asmak verb قواعد
+ أضف

التركية - قاموس العربية

  • اسماق

    [as-mak] gçl. f. [-ar] 1. Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak. {eT} (aynı) [Mühennâ] [İKPÖy.] [DLT] 2. Bir nesneyi üzerine bağlamak, kuşanmak, takmak. Tüfeği omzuna astı. 3. Bir insanın boynuna ip takarak yüksek bir yerden sarkıtmak suretiyle öldürmek; idam etmek. 4. argo. Yapmak zorunda olunan bir işi yapmamak; gidilmesi gereken bir yere gitmemek. Sizin benden ne farkınız var? Siz daireyi astınız, ben de okulu... 5. Bazı sebze ve meyveleri kışa saklamak için hevenk yapıp tele veya çiviye takmak. 6. {ağız} Yemek pişirmek için kazan veya tencereyi sehpaya takıp ateş üzerine sarkıtmak. [DS]

عبارات مشابهة لـ "Asmak" مع ترجمات إلى العربية

أضف

ترجمات "Asmak" إلى العربية في سياق ذاكرة الترجمة